
Her okun uçuşu farklıdır. Bin ok atarsan, bini de sana farklı bir yol gösterecektir: Okçunun yolu işte budur.
Ülkenin en mahir okçusu Tetsuya bir köyde mütevazı bir marangoz olarak yaşamını sürdürmekteyken bir gün uzak diyarlardan gelen bir okçu ona meydan okur… Tetsuya bu meydan okumayı kabul ederek okçuluk felsefesini hem yabancı okçuya hem de köyün delikanlılarından birine aktaracaktır.
Paulo Coelho’nun Okçu’nun Yolu’nda dile getirdiği öğreti sadece okçuluğa değil hayatın her alanına uygulanabilecek, yolu nice erdemden geçen bir ilkeler bütünü.
Tetsuya’nın ok atmadaki ustalığını gören genç okçu bu yeteneği nasıl geliştireceğini sorar. Yaşlı marangoz, ona okçuluk felsefesini ve bunu nasıl hayata geçireceğinin yollarını anlatır. Zira kendisi de bu öğretileri sadece okçulukta değil kendi hayatında da uygulamıştır. Tetsuya öğretileri şöyle sıralıyor:
Usta
Başlarda, Usta Okçu Tetsuya, Tetsuya’nın başka bir okçuyu bir beceri mücadelesinde yenmesini izleyen genç bir çocuğa “Usta “nın ne olduğunu tanımlar.
Tetsuya bir “usta “nın ne olduğunu düşündüğünü açıklıyor: “Onun bir şey öğreten biri değil, öğrenciye ruhunda zaten var olan bir bilgiyi keşfetmek için elinden gelenin en iyisini yapması konusunda ilham veren biri olduğunu söyleyebilirim.
Dost
Tetsuya daha sonra hangi dostların aranması gerektiğini ve bir dostun gerçek doğasının ne olarak tanımlanabileceğini açıklıyor:
Başarıyı ve sevinci başkalarıyla paylaşmayan kişi kendi meziyet ve zaaflarını kavrayamaz. İşte bu yüzden herhangi bir işe başlarken dost yani yapılan işe ilgi gösterecek kişilerle başlanmalıdır. Onlar farklı yeteneklere sahip, hata yapmaktan korkmayan, yapılan hatadan da ders çıkaranlardır. En iyi dostlar herkes gibi düşünmeyenlerdir. Yargılamadan anlayan, tutku ve cesareti destekleyerek artırılabileceğinin önemli olduğunu bilenlerdendir. Yaşamın tadını çıkaran, neşesi gözünden okunan insanlarla bir arada bulunmalıdır insan, zira neşe bulaşıcıdır. İşini şevkle yapan insanlar, farklı yöntemler geliştirerek ustalaşırlar. Tıpkı yay gibi esnek geniş görüşlü insanlarla dost olunmasını öğütler.
Yay
Yay yaşamdır. Niyetlerini yola çıkarmak için gerekli tüm enerji ondan gelir. Kişi onu hor kullanmadan, gerekli özeni göstererek deneyimlemelidir. Sürekli gerilirse özelliğini kaybeder ve stres birikir. Yaşam kapasitesinin üzerinde yüklenilmeden, koruyarak kullanılmalıdır. O bedenin bir parçası ve zihnin bir uzantısıdır.
Ok
Ok niyettir. Yayın kuvvetini hedefin merkeziyle buluşturan odur. Yaşamla niyet örtüşürse zihin berraktır, lakin okun belirgin ve ölçülü kullanılması esastır. Gerekli olan tecrübeyi kazanmak için riskler almak ve böylelikle yapılan hataları tekrar etmemek ancak böyle mümkün olabilir.
Hedef
Hedef, ulaşılmak istenen amaçtır. Amaca zihinde yaklaşmak doğru olandır. Onun anlamını idrak etmeli, ulaşmak için gösterilen çaba, tecrübeler ve sezgiler unutulmamalıdır. Hedefe kilitlenirken dış etkenlerde hesaplanmalıdır. Onunla “empati” kurmak unutulmaması gereken bir nüanstır.
Bu nedenle hedefinizi seçmeli, onu vurmak için elinizden geleni yapmalı ve ona her zaman saygı ve haysiyetle yaklaşmalısınız; onun ne anlama geldiğini ve sizin açınızdan ne kadar çaba, eğitim ve sezgi gerektirdiğini bilmeniz gerekir.
Okun hedefi araması gibi, hedef de oku arar, çünkü varlığına anlam veren oktur; artık sadece bir kâğıt parçası değildir, bir okçu için dünyanın merkezidir.
Okçu
Kişinin zorluklar karşısında duruşu önemlidir. Yürek sıklıkla güvensizlik hisleriyle boğuşsa da doğru duruşu benimsediği takdirde elinden geleni yapacağının bilincindedir. Zarafet, kişinin sadeliği ve odaklanmanın sırrını keşfettiğinde ulaştığı konumdur. Gerçektir ve zordur. İnsanın niyeti de ok gibi kusursuz, düz, sağlam ve odaklı olmalıdır. Niyeti, hedefine yüklendiğinde bedensel ve zihinsel enerji onu başarıya taşır. Doğru zaman, doğru mekân ve odak nokta çok iyi hesaplanıp buna tecrübelerde eklendiğinde amaca ulaşmak mümkün olacaktır. Hedefe ulaşılmasında aksaklıklar olabilir.
Burada sabır ve sebat önemlidir. Bıkmadan, yeni yöntemler deneyerek sürekli talim yapmak işin sırrıdır.
Ok Nasıl Tutulur
Tetsuya burada “oku” bir kişinin belirli bir eylemi gerçekleştirmeye yönelik “niyetine” benzetmektedir.
“Bir insanın niyeti mükemmel, düz, keskin, sağlam ve kesin olmalıdır. Onu kaderinden ayıran boşluğu geçerken kimse durduramaz”
Yay Kirişi Nasıl Çekilir
Yay bir müzik aletidir ve sesi kirişte ortaya çıkar. Yay kirişi büyük bir şeydir, ancak ok kirişin sadece bir noktasına dokunur ve okçunun tüm bilgi ve deneyimi bu küçük noktaya odaklanmalıdır. Oku yerleştirmek hayatta doğru mekânı bulmak gibidir. Bu doğru noktayı bulup kirişi gerdiğin an konu bu sefer doğru zamana gelir.
Serbest Bırakılma Anı
Kirişi herhangi bir anda değil doğru zamanda bırakmalısın. Önce veya sonra değil tam zamanında. Okçunun yayın ve hedefin aynı noktada buluştuğu anda ok yola çıkmış demektir. Kirişi gerdikten sonra başarısızlık korkusuyla atıştan vazgeçmeyin, bu hedefi tutturamazsanız bile tecrübe kazanırsınız. Vazgeçmek size hiçbir şey kazandırmaz.
İki tür atış vardır. Birincisi, büyük bir hassasiyetle ama ruhsuz yapılan atışlardır…
İkinci tür atış, ruhla yapılan atışlardır. Okçunun niyeti okun uçuşuna dönüşür. Atış akış halinde sanki kendiliğinden gerçekleşir. Ok doğru zamanda doğru hedefe süzülmeye başlar.
Tekrarlama
Eylem düşüncenin harekete geçmiş halidir. Her şeyi kusursuzlaştırmamız, ayrıntılara kafa yormamız tekniği sezgisel hale getirene denk öğrenmemiz gerekir. Sezgi rutinle değil tekniğin ötesindeki bir ruh haliyle bağlantılıdır. Bu sayede çokça talim yaptıktan sonra artık yapmamız gereken hareketleri düşünmez hale geliriz. Bu nedenle sürekli talim ve tekrar yapmamız gerekir.
Okun Uçuşu Nasıl Gözlemlenir?
Eğer yeterince pratik yapmışsa, içgüdüsünü geliştirmeyi başarmışsa, oku atarken tüm süreç boyunca zarafetini ve konsantrasyonunu korumuşsa, o anda evrenin varlığını hissedecek ve eyleminin adil ve hak edilmiş olduğunu görecektir. Okçu kirişi çektiğinde, yayında tüm dünyayı görebilir…
Paulo Coelho’nun Okçunun Yolu kitabı, okurlarına içsel bir yolculuk deneyimi sunan etkileyici bir eserdir. Tetsuya’nın okçuluk felsefesi ve içsel dönüşümü üzerinden anlatılan hikaye, insanların kendilerini keşfetme ve gerçek mutluluğu bulma süreçlerini aydınlatır. Kitap, evrensel temaları ele alarak okurların kendi yaşamlarında derin bir anlam arayışına yönlendirir. Coelho’nun sade ve etkileyici üslubuyla kaleme aldığı Okçunun Yolu, içsel bir rehberlik sunarak okuyucuları hayatlarının okçusu olmaya teşvik eder.
Dünyaca ünlü Brezilyalı yazar Paulo Coelho, ‘Okçu’nun Yolu’ adlı kitabını okçuluk branşında Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazanan Mete Gazoz’a adamıştır.
Kaynak: