Kısa Kısa – 2

FlgMqVagAgFatY

Bu hafta radarımıza takılanlar. İyi pazarlar…

Elon Musk, Servetiyle Guinness Rekorlar Kitabına Tersten Girdi: “Tarihteki En Büyük Kişisel Kayıp”

Elon Musk, Guinness Rekorlar Kitabı tarafından “Tarihteki en büyük kişisel servet kaybı” rekoruna layık görüldü.

Tesla ve SpaceX şirketleriyle yıllar boyunca tüm dünyanın imrenerek baktığı Elon Musk, özellikle son bir yılda yaptığı paylaşımlar ve yorumlarıyla pek çok kişinin gözünde antipatik bir karaktere dönüştü. Öte yandan Musk, bugün tersine bir rekorla gündeme geldi.

Guinness Rekorlar Kitabı, yakın zamanda dünyanın en zengin insanı unvanını bırakan Elon Musk’ı “Tarihteki en büyük kişisel servet kaybı” rekoruna layık gördü. Musk, resmi belgelere göre Kasım 2021’den bu yana toplam 182 milyar dolar kaybetti.

Musk’ın serveti, özellikle Tesla hisselerinde yaşanan düşüşten aşırı derece etkilendi. 2021 yılında 320 milyar dolar ile ‘zenginlik rekoru’ kıran Musk, Ocak 2023 itibarıyla Forbes verilerine göre 138 milyar dolar servete sahip.

Günümüzde en fazla servete sahip kişi ise 195,9 milyar dolarlık servetiyle Bernard Arnault.

 

Güney Kore’nin Ay yörünge aracı Dünya’nın muhteşem görüntülerini çekiyor

Fotoğraf 24 Aralık’ta Ay’ın 344 km üzerinde çekildi. Kore Havacılık ve Uzay Araştırma Enstitüsü

Her ikisi de ön planda Ay yüzeyini ve ufukta yükselen Dünya’nın güzel görüntüsünü gösteriyor ve gelecekteki iniş görevleri için uygun yerleri keşfetmek üzere kullanılacak olan Lunar Terrain Imager (LUTI) aracı kullanılarak çekilmiş. Ay yüzeyinin görüntülerini yaklaşık 5 metrelik bir uzaysal çözünürlükle çekebilen araç, Güney Kore’nin 2030’larda gerçekleştirmeyi planladığı robotik Ay aracı misyonu adına keşif yapıyor.

ABD, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Japonya ve Hindistan’ın planladığı mevcut ya da gelecekteki Ay görevleriyle Ay bu yıl çok revaçta. Bir de Ağustos 2022’de ilk Ay görevini başlatan Güney Kore var. Korea Pathfinder Lunar Orbiter (KPLO) Aralık 2022’de Ay yörüngesine ulaştı ve kısa süre önce Dünya’nın Ay’dan görülen birkaç çarpıcı fotoğrafını geri gönderdi.

Hiç yere inmeyen bir drone mu? Çin’deki bilim insanları insansız hava araçlarını ‘sonsuza kadar’ havada tutacak lazerleri test ediyor.

The South China Morning Post’un haberine göre, Çin’deki Northwestern Polytechnical University’den (NPU) bir grup araştırmacı, insansız hava araçlarını “sonsuza kadar” havada tutmak için yüksek enerjili lazer ışınları kullanan bir yöntem geliştirdi.

South China Morning Post’un çevirisine göre ekip geçen hafta NPU’nun resmi WeChat hesabında “Araştırmanın öne çıkan özellikleri 24 saat akıllı görüş takip sistemi ve ODD için otonom uzun menzilli enerji ikmalidir” diye yazdı.

Lazer yüklü dronlar gerçeğe dönüşebilir mi?
Araştırmacılar raporlarında, yöntemlerinin afet yardımı için kullanılabileceğini söylüyor. Raporda, “Sel felaketinde mahsur kalan turistleri aramak gibi bazı zaman alıcı görevlerde, droneların sürekli uçuşu değerli kurtarma zamanından büyük ölçüde tasarruf sağlayacaktır” deniyor. “ODD’nin trafik kontrolü, güvenlik devriyeleri, afetlerde kurtarma ve temassız lojistik gibi sosyal yönetime derinlemesine katılması bekleniyor.”

 

Sosyal Jet-Lag Nedir? Yaşam Kalitemizi Nasıl Etkiler?

Sosyal Jet-Lag, çeşitli zaman uyumsuzlukları nedeniyle sosyal ve biyolojik saatimiz arasında meydana gelen dengesizliğe verilen isimdir. Jetlag özellikle zaman uyumsuzlukları ve vardiyalı çalışma gibi faktörler sonucunda ortaya çıkar.  Sosyal jet-lag yaşam kalitesini pek çok açıdan etkileyebilir.

HiDoctor Uzman Klinik Psikoloğu Hazal Kerimoğlu, konuyu ‘’Günümüzde uyku ile ilgili yapılan sayısız araştırma gösteriyor ki uykunun sağlığımız ve yaşam kalitemiz üzerindeki etkileri oldukça fazla. Buna bağlı olarak uyku düzeninde meydana gelen sorunların da sosyal jetlag olarak dönüşünü görmek mümkün.’’ şeklinde özetliyor. İşte sosyal Jet-Lag’ın sağlığımız üzerindeki etkileri…

Ölümcül süper kütleli kara delik çifti şimdiye kadar görülen en yakın çarpışma

Gökbilimciler dehşet verici bir buluşmaya doğru yol alan iki hayalet Goliath tespit ettiler. Gökbilimciler 9 Ocak’ta Seattle’da düzenlenen Amerikan Astronomi Topluluğu toplantısında ve The Astrophysical Journal Letters’da yayınlanan bir makalede yeni keşfedilen süper kütleli kara delik çiftinin şimdiye kadar görülen en yakın çarpışma olduğunu duyurdular.

Kozmolojik açıdan birbirlerine sadece 750 ışık yılı kadar yakın olan süper kütleli kara delikler birkaç yüz milyon yıl boyunca birleşmeyecekler. Bu arada gökbilimcilerin keşfi, evrende kaç tane süper kütleli kara deliğin çarpışmaya yaklaştığına dair daha iyi bir tahmin sağlıyor.

Bu gelişmiş sayım, bilim insanlarına, galaksi birleşmelerinin ardından çarpışmaya yakın süper kütleli kara deliklerin ürünleri olan ve yerçekimi dalgaları olarak bilinen uzay-zamandaki yoğun dalgalanmaların evren çapındaki korosunu dinlemelerinde yardımcı olacaktır. Bu kütleçekimsel dalga arka planını tespit etmek, evrenin tarihinde kaç galaksinin çarpışıp birleştiğine dair tahminleri geliştirecektir.

New York’taki Flatiron Enstitüsü’nün Hesaplamalı Astrofizik Merkezi’nde yardımcı araştırma bilimcisi olan çalışmanın ortak yazarı Chiara Mingarelli, yeni keşfedilen kara delikler arasındaki kısa mesafenin “tespit edebileceğimiz sınıra oldukça yakın olduğunu, bu yüzden bunun çok heyecan verici olduğunu” söylüyor.

Anlık Çeviri Yapabilen Artırılmış Gerçeklik Gözlüğü

Çinli tüketici elektroniği şirketi TCL, simültane çeviri ve ekran üstü yerleşik GPS navigasyon gibi interaktif özellikleriyle dikkat çeken RayNeo X2 adlı yapay zekâ destekli AR gözlüğünü CES 2023’te tanıttı. RayNeo X2’nin kendisinden önce piyasaya sürülen AR gözlüklerinden en önemli farkı binoküler tam renkli mikro LED ekrana sahip olması. Bu ekran sayesinde AR gözlüğünün tasarımı, stil ve kullanım kolaylığından taviz vermeden sıradan bir gözlük görünümünde geliştirilebilmiş. RayNeo X2’nin çerçevesinde gömülü bir mikrofon, kamera ve hoparlörler bulunuyor.

Filmlerin ve Oyunların Kokusunu Hissettiren Cihaz

Sanal dünyada görme ve işitme duyusunun ötesine geçen teknolojiler oldukça popüler. Metaverse’de fiziksel acıyı hissettirmek için tasarlanan bileklik önemli bir örnekti. Bileklik, eldiven gibi donanımları aradan çıkarmayı amaçlayan ultra ince cilt WeTac de ses getirdi. CES 2023’te tanıtılan Aroma Shooter ise kokulara odaklanan birçok yenilik arasında dikkat çekmeyi başardı.

Dijital aromalarla yeni bir iletişim kanalı yaratmak

Aroma Shooter, Japonya merkezli Aromajoin tarafından geliştirilmiş. Cihaz, aromaları dijitalleştirebiliyor. Şirkete göre bu ürün; metin, görüntü ve ses ailesinden oluşan sanal dünyada yeni bir iletişim kanalı açabilir. Hatta bu kanalın reklamlarda da kullanılma potansiyeli çok yüksek.

Cihaz, kokular arasında 0,1 saniyede geçiş yapabilen ve koku permütasyonlarını kalıcı bir his yaratmadan anında karıştırabilen bir kartuşa sahip. Kokuyu dışarı veren bölüm, öncelikle çevredeki havayı emiyor ve ekranda olup biteni taklit eden bir kokuyu kullanıcıya doğru üflüyor. Bu noktada da tabii insanın aklında “ya filmdeki sigara dumanının, kanalizasyonda geçen bir sahnenin ya da şiddet içeren kanlı sahnelerin kokusunu almak istemiyorsam?” gibi sorular dolaşıyor.

Bir Sonraki Koşu Ayakkabınızı Neden Satın Almamalı, Kiralamalısınız?

Bu, abonelerin yılda 120 dolarlık üç yeni çift koşu ayakkabısı almak için harcayacakları tutara kabaca mal olan ve sıfır atıkla gerçekleştirilen döngüsel, kapalı döngü bir süreçtir. Tutkal ve çorap astarı gibi küçük parçalar dışında tüm ayakkabı, hint fasulyesi yağı ve pebax elastomerlerden (yine hint fasulyesinden elde edilen biyo-bazlı) elde edilen PA11 adlı bir malzemeden üretiliyor.

Eylül 2020’de, İsviçreli koşu ayakkabısı şirketi On, Cyclon adlı potansiyel olarak endüstriyi değiştiren çevresel bir iş modelini duyurdu. Program nihayet 2022 sonbaharında, tüketicilerin hiç sahip olmadığı tamamen geri dönüştürülebilir bir koşu ayakkabısı olan Cloudneo’nun piyasaya sürülmesiyle başladı.

Koşucular, tek bir çift ayakkabıya 120 ila 200 dolar harcamak, yastıklaması bitene kadar ayakkabıyla koşmak ve ardından (umarım) iyi bir amaca bağışlamak yerine, Cloudneo yol koşu ayakkabısını ayda 30 dolara “kiralıyor”. Koşucular yeni bir çift istediklerinde – son ayakkabılarını almalarının üzerinden en az 90 gün geçtiği sürece – hesaplarına giriş yapıyor ve geri dönüşüm seçeneğini talep ediyorlar. Günler sonra, FedEx iade etiketiyle birlikte yepyeni bir çift Cloudneos geliyor. Abonelerin eski çiftlerini geri göndermek için 30 günleri oluyor ve bu ayakkabılar temizlenip geri dönüştürülebilir parçalara ayrılıyor ve yeni Cloudneos ayakkabı çiftleri haline getiriliyor.

Cihazları Şarj Edebilen Bisiklet Masa

Kullanıcının çalışırken antrenman yapabileceği iş mobilyaları artık çok popüler. Walkolution’ın elektriksiz çalışan yürüyüş masası buna nefis bir örnekti. Hareketsiz çalışma hayatı nedeniyle rahatsızlıklar geçiren tasarımcı Brian Oaks’un egzersiz sandalyesi Fitwork de dikkat çekmişti. Acer ise CES 2023’te, hareketi elektrik tasarrufu için kullanan eKinekt BD 3 ile beğeni topladı.

eKinekt BD 3, kullanıcının pedal gücüne dayanan ve bu güç sayesinde ekipmanının çalışır durumda kalmasını sağlayan bir bisiklet masa. Taş Devri’ndeki araçları çağrıştırıyor bir parça. Hatta Black Mirror’ın Fifteen Million Merits’ini de akla getiriyor. Ama ne kadar komik ya da trajik görünürse görünsün dünyanın geldiği nokta işte bu. Enerji, ekonomi ve hareket açısından kısıtlanmış yaşamlar sürüyoruz.

Modanın Yapay Zeka ile Evrimi

 

Open AI, kullanıma açtığı DALL-E ve ChatGPT ile bir süredir gündemden düşmüyor. Bir sohbet robotu olan ChatGPT, kendisinden önceki modellerden çok daha gelişmiş yapısıyla kullanıcıları hayrete düşürüyor ve yapay zekanın geldiği nokta üzerine düşündürtüyor. Temelde metinden özgün görüntüler oluşturan veya mevcut görüntüleri düzenleyen yapay zeka sistemi DALL-E ise kullanıcılara hayal ettiklerini yapay zeka yardımıyla görsele dökme olanağı sağlıyor.

3 milyondan fazla insanın kullandığı DALL-E şimdiden birçok uygulamaya entegre edilmiş durumda. Microsoft, web sonuçlarında aradığı görseli bulamayan kullanıcılarına kendi görüntülerini oluşturma fırsatı sunmak için bu sistemi kullanırken; bir fotoğraf girişimi olan Mixtiles’in kullanıcıları, anılarını sanat eserine dönüştürürken DALL-E’den yararlanıyor. Moda dünyasında yapay zeka destekli tasarım alanında ise CALA öncü olarak ilerliyor.

Plastiksiz Tasarım Yapmak İsteyenler PlasticFree’de Buluşuyor

PlasticFree küresel organizasyon A Plastic Planet (APP) tarafından; 40 tasarımcı, bilim insanları, önde gelen iş insanları ve malzeme uzmanlarının katkılarıyla oluşturulmuş. Site, “malzeme ve sistem çözümleri alanında dünyanın ilk inovasyon platformu” olarak tanıtılıyor.

Plastik ambalajlardan arınmış sürdürülebilir bir gelecek, tasarımcıların ellerinde ve yeni projelerle ortaya çıkan seçimlerinde başlıyor. PlasticFree, eski plastiğin dışında “iyi” alternatifler aramanın göz korkutucu olabileceğini kabul ediyor. Bu nedenle platform, sürdürülebilir malzemeleri tasarıma dahil etmek isteyen tasarımcıları cesaretlendiriyor; onlar için eğitici tavsiyeler ve ipuçları sağlıyor.

Sürdürülebilir bilgi ve iletişim platformu

Site şu anda çevre dostu malzemeleri projelere dahil etmenin faydalarını anlatan 100’den fazla vaka çalışması içeriyor. Örnek vermek gerekirse bu vakalarda alg, deniz yosunu, bambu ve alüminyum kullanımı gibi malzemelere yer verilmiş.

Hayvanların Sağlığını Fotoğrafları Üzerinden Analiz Eden Uygulama

Evcil hayvanların sağlığını tetkik ve koruma amaçlı olarak yaratılan mobil uygulama TTcare, can dostlarımızın tek bir fotoğrafı üzerinden sağlık sorunlarını tespit edebiliyor. Yapay zekalı yazılım, kullanıcı köpeğin veya kedinin fotoğrafını çektikten sonra görüntüyü analiz ediyor ve olası göz, cilt veya diğer yaygın sorunlar hakkında kullanıcıyı uyarıyor. Uygulama, CES 2023 fuarındaYazılım ve Mobil Uygulama kategorisinde ödül aldı.

Can dostunuzun gözlerinin ve cildinin fotoğraflarını çekmeniz yeterli

Uygulama evcil hayvan dostlarına özel bir veteriner topluluğu da oluşturmakta. Böylece kullanıcı, uygulama üzerinden veterinerleri takip edebiliyor, onlara sorular sorabiliyor. Uygulamayla amaçlanan şey bir tür koruyucu bakım sağlamak, riskleri ortadan kaldırmak veya hastalıklar ilerlemeden müdahale edilmesini sağlamak. Bu koruyucu bakım sayesinde de tüylü dostlarımızın yaşam süreleri uzatmak ve yaşam kalitelerini iyileştirmek.

Fizikçilerin atomların içini “görmesine” yardımcı olan yeni bir kuantum dolanıklık türü gözlemlendi

Nükleer fizikçiler, bir atom çekirdeğinin içi hakkında bilgi edinmelerine yardımcı olması için daha önce hiç görülmemiş bir kuantum dolanıklık türünü kullandılar.

ABD’deki ABD Enerji Bakanlığı Brookhaven laboratuarındaki bir parçacık çarpıştırıcısı olan Relativistik Ağır İyon Çarpıştırıcısı’nda (RHIC) fizikçiler, atom çekirdeklerinin ve dolaşık parçacık çiftlerinin yapısını gözlemlemek için çarpıştırıcıdan geçen altın iyonlarını çevreleyen fotonları (ışık parçacıkları) kullanabildiler.

Einstein tarafından “uzaktan ürkütücü eylem” olarak adlandırılan kuantum dolanıklık, ne kadar ayrı olurlarsa olsunlar parçacıkların fiziksel durumlarını birbirine bağlar. Kuantum dolanıklığı şimdiye kadar sadece aynı türden parçacıklar arasında gözlemlenmişti – örneğin dolanık elektron veya foton çiftleri.

Nükleer fizikçiler deneylerinde, fotonların bir dizi kuantum dalgalanması yoluyla altın iyonlarındaki gluonlarla etkileşime girerek RHIC’den hızla geçtiğini gözlemlediler. Hayali bir isimlendirmeyle gluonlar, atom çekirdeğindeki proton ve nötronları oluşturan kuarkları bir arada tutan güçlü kuvvetten sorumlu tutkal benzeri parçacıklardır.

Microsoft Word, Outlook ve PowerPoint için OpenAI’nin GPT’sini inceliyor

Microsoft’un OpenAI’nin dil yapay zeka teknolojisini Word, PowerPoint ve Outlook uygulamalarına entegre etmeyi denediği bildirildi. The Information, Microsoft’un OpenAI’nin metin üreten GPT modelinin bilinmeyen bir versiyonunu otomatik tamamlama özelliğinde Word’e dahil ettiğini ve bunu Word, PowerPoint ve Outlook’a daha fazla entegre etmek için çalıştığını bildirdi.

Microsoft’un Outlook arama sonuçlarını iyileştirmek için OpenAI’nin GPT teknolojisini kullandığı, böylece kullanıcıların e-postalarda anahtar kelimeler kullanarak arama yapmak zorunda kalmadan aradıklarını bulabildikleri bildiriliyor. Microsoft’un ayrıca bu yapay zeka modellerinin e-postalara nasıl yanıtlar önerebileceğini veya Word kullanıcılarının yazılarını iyileştirmek için belge değişiklikleri önerebileceğini incelediği söyleniyor. Microsoft’un bu özellikleri piyasaya sürmeyi planlayıp planlamadığı ya da şimdilik sadece deneme amaçlı olup olmadığı belli değil.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*